MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Görevi yaptırmamak için direnme, tehdit, hakaret
HÜKÜM: Mahkumiyet
KARAR
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme, tehdit ve hakaret eylemleriyle, ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin, sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Sanığın tekerrüre esas alınan ilamında birden fazla mahkumiyet hükmü bulunmasına karşın ağır olan hüküm kararda gösterilmemiş ise de bu durumun infaz aşamasında gözetilebileceği,
Mağdurlardan ...'un gerçekleşen eylemleri görmediğine ve arkadaşlarının kendisine ilettiğine ve arkadaşları adına şikayetçi olduğuna ilişkin ifadesine karşın suçtan doğrudan zarar görmediği ve kamu davasına katılma hakkı bulunmadığı gözetilmeden hakkında katılma kararı verilmiş ise de mağdurun hükmü temyiz etmemiş olması sebebiyle bu hususun bozma sebebi yapılamayacağı,
Sanığın mağdurlar ... ve Yunus'a yönelik hakaretinin, maıdurların yaptıkları tanıklık sebebiyle olduğuna ilişkin iddialar karşısında, eylemin tanıklığın kamu görevi olması gözetilerek kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçunu oluşturup oluşturmayacağı tartışılmamış ise de ve eylemin mağdurlar ... ve Yunus'a yönelik olduğu iddia ve kabul edilmesine karşın sanık hakkında TCK'nın 43. maddesi hükmü uygulanmamış ise de sanık aleyhine temyiz bulunmadığı için bu hususların bozma sebebi yapılamayacağı,
Ancak;
Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının uygulanması zorunluluğu,
Kanuna aykırı ve sanık ... müdafinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte yanılgı olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi delaletiyle 1412 sayılı Kanunun 322. maddesi uyarınca, hükümde yer alan "seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan" ibaresinin çıkartılması suretiyle, tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28/03/2016 tarihinde oy birliği ile karar verildi.