MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-01/04/2012 tarihli olay tutanağında sanığın, kendisini eve kitlediği ve evde bulunan eşyaları yakmaya çalıştığı, camları kırdığı ihbarı üzerine kollukça olay yerine gidildiği, evin emniyet şeridiyle çevrildikten sonra şahsı ikna çabalarına başlandığı, şahsın ikna olmayarak evin eşyalarına ve eline geçen eşyaları evin camlarına fırlatmak suretiyle zarar vermeye devam ettiği, bu süreçte sanığı ikna amacıyla eve yaklaşan katılan polis memurunun, evin pencere camının patlamasıyla fırlayan cam parçasından yaralanmasından ibaret eyleminde, sanığın, katılan polis memuruna yönelik yaralama kastıyla hareket ettiğine dair dosyaya yansıyan iddia ve delilin bulunmaması karşısında, TCK'nın 265. maddesinde düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme eyliminin cebir unsurunun oluşmadığı ve eylemin TCK'nın 89. maddesi kapsamında tartışılmaması,
2- Kabule göre; Sanık hakkında ....Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilmiş olan, 05/06/2009 infaz tarihli mahkumiyet hükmü, tekerrüre esas olmasına karşın, TCK’nın 58. maddesi uygulanmaması,
Kanuna aykırı ve sanık ...'nun temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki isteme aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 16/03/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.