MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-01/04/2012 tarihli olay tutanağında her iki sanığın cebir ve tehdit içeren fiillerle görevli memurlara direndikleri yazılmış olmakla birlikte, soruşturma aşamasında alınan ifadelerinde müşteki polis memurlarının, cebir ve tehdit içeren fiillerin hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanık ... tarafından gerçekleştirildiğini beyan ettikleri, sanık ...'ın eylemleri ile ilgili olarak "...şahısların araçtan inmedikleri, sanık ...'ın da küfür ettiği, kendilerine doğru hamleler yaparak agresif ve saldırgan davranışlarda bulunduklarının..." ifade edilmesi, karşısında sanık ...'ın somut olayda müşteki görevlilere karşı görevin yapılmaması için gerçekleştirdiği cebir veya tehdit eylemlerinin nelerden ibaret olduğu ifadelerde açıklanmadığı gibi karar yerinde tartışılıp değerlendirilmeden eksik ve yetersiz gerekçe ile mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Kabule göre; Sanığın birden fazla kişiyle görevi yaptırmama eylemini gerçekleştirmesi nedeniyle TCK'nın 265/3 maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...'ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 16/03/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy