MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Müstehcenlik
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre, sanık ...'ın ortak temyiz dilekçesinde imzasının bulunmadığı ve bu nedenle temyiz isteminin de olmadığı belirlenerek, dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, Kanunda 227/1-d biçiminde bir maddenin bulunmaması ve eylemin iddianamede açık şekilde TCK'nın 226/1-d maddesinde yazılı suçla ilişkilendirilmesi karşısında, tebliğnamede sanığa ek savunma hakkı tanınmasına ilişkin bozma görüşüne iştirak edilmemiş, başkaca nedenler de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suça konu görüntülerle ilgili olarak bilirkişi incelemesi yaptırılarak, sanığın eyleminin suç oluşturup oluşturmadığı, oluşturuyorsa görüntülerin içeriklerinde TCK'nın 226. maddesinin 3. ya da 4. fıkralarında yazılı durumların var olup olmadığının belirlenmesi, bunun sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği halde, eksik kovuşturma ile TCK'nın 226/1-d maddesinden hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, bozma kararının birlikte suç işlemekle birlikte temyiz talebinde bulunmayan sanık ...'a da sirayet ettirilmesine, yeniden hüküm kurulurken CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 21/03/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy