MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hayasızca hareketlerde bulunma
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre ve sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının somut olayda oluştuğu anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma düşüncesine bu yönden iştirak edilmeyerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Adli sicil kaydında, silinme koşulları oluşmuş iki adet ilam bulunan sanığa yükletilen hayasızca hareketlerde bulunma suçunda maddi bir zararın da bulunmaması karşısında, sanığın, CMK'nın 231/6-b maddesine göre, “kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları” dolayısıyla tekrar suç işleyip işlemeyeceğine yönelik değerlendirme yapılmadan, kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunduğu şeklindeki yetersiz gerekçeyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...'in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 02/05/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.