MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Müstehcenlik
HÜKÜM: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Oluşa göre, suça konu CD'lerle ilgili olarak alınan bilirkişi raporunda anal yoldan ve birden çok kişinin katıldığı cinsel birleşmelere ait görüntülerin var olduğunun belirlendiği vurgulanarak, “doğal olmayan ilişki görüntüleri bulunduğu” gerekçesiyle sanığın TCK'nın 226/4. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, anal yoldan veya birden çok kişinin katıldığı cinsel ilişkinin tek başına “doğal olmayan” kavramı içerisinde değerlendirilemeyeceğinin, bu kavramın cinsel yaşamın içerisinde yeri olmayan, aşağılayıcı veya bütün toplum tarafından da doğal olarak kabul edilmeyen ilişkileri tanımladığının, bilirkişi raporunun içeriğinin ise TCK'nın 226. maddesinin 1., 3. ve 4. fıkralarının değerlendirilmesi bakımından yeterli olmadığının anlaşılması karşısında, suça konu CD'ler üzerinde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak, içeriklerinde çocukların kullanıldığı, ölülerle ya da hayvanlarla yapılan ilişkilerin bulunduğu, şiddet barındıran ya da yukarıda yapılan açıklama çerçevesinde “doğal olmayan” cinsel birleşmelere ait görüntüler bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması, rapordaki belirlemeye göre sanık hakkında TCK'nın 226. maddesinin 1., 3. veya 4. fıkralarından hangisinin uygulanacağı tartışılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında eksik kovuşturma sonucunda TCK'nın 226/4. maddesinden hüküm kurulması,
2- Kabule göre ise, TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18/04/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.