MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hakaret
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER: Sanık, O Yer Cumhuriyet Savcısı
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, 18 yaşından küçük olduğu anlaşılan katılan ...'nin dinlenmesi sırasında psikoloji, psikiyatri, tıp veya eğitim alanında uzman bir kişi bulundurulmamış ise de; bu hususun telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni yapılmamış ve başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1- Sanığın aşamalarda daha önce de uyarmasına rağmen kendisine ait araziyi katılanların ekip biçmeye devam ettiklerini savunması ve buna ilişkin olarak Kaymakmalıkça verildiğini söylediği tecavüzden men kararını dosyaya ibraz ettiğinin anlaşılması karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre TCK'nın 129. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
2- Hakaret suçunun aleni yer olan yolda işlenmesine rağmen, TCK'nın 125/4. maddesinin uygulanmaması,
3- Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında TCK'nın 53/4. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık ... ile O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.