MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Düşme
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suça sürüklenen çocukların, katılan ve yanındaki annesinin park halindeki özel araçlarının yanında bekleyerek ve korna çalarak motorsikletle olay yerinden ayrılmaları biçimindeki eylemlerinde ısrar öğesi ile katılanı rahatsız etme özel kastının ne şekilde oluştuğu tartışılıp açıklanmadan yerinde olmayan gerekçeyle hüküm kurulması,
2-CMK’nın 193/1. maddesinde yazılı olup, savunma hakkı yanında yargılama yönteminin temel ilkelerinden olan “doğrudan doğruyalık, vasıtasızlık ve yüzyüzelik” ilkelerinin gerçekleştirilmesi amaçlarına yönelik olan; "hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılamaz" hükmüne uyulmayarak suça sürüklenen çocuk ... hakkında şikayet yokluğundan düşme kararı verilmesi,
3-Kabule göre de;
Suça sürüklenen çocuk ...'nun avukat huzurunda verdiği kolluk ifadesinde atılı suçlamaya reddetmesi ve özellikle katılan ...'nun “..., ...'ın yanındaydı, korna çalan kişi ...'tı, önceki olaylarda da ... beni rahatsız etmedi” mahkeme anlatımı dikkate alındığında, suça sürüklenen çocuk ...'nun savunmasının alınıp tüm deliller toplandıktan sonra, atılı suçta iştirak iradesinin bulunup bulunmadığının tartışılması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 06/04/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy