MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın aşamalarda “Olay günü motosikletle siparişe çıktığım sırada polis görevlileri tarafından durduruldum. Polisler motorumun muayenesi geçtiği için bana ceza yazmak istediler. Ben de durumunun olmadığını, bu nedenle bana para cezasını yazmamalarını söyledim. Onlar da ceza yazacaklarını söyleyince ben de çektim gittim. Sonradan yaptığımın yanlış olduğunu anlayınca geri döndüm. Polis 'şimdi kucağıma düştün' deyince ben de sinirlendim motoru fırlattım ve “Allah’ını Kitabını” diyerek Polis ...'a küfür ettim. Pişmanım.“ şeklindeki savunması karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre TCK’nın 129. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
2- Kabule göre de; TCK’nın 61/6. maddesine aykırı olarak, hakaret suçundan, aynı Kanunun 52/1. maddesi uyarınca gün para cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasındaki hesap hatası nedeniyle sonuç cezanın 10.200 TL yerine, 10.500 TL olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı ve sanık ...’ın, temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 21/09/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.