MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Yaralama, hakaret
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Gerekçeli kararda sanığın, aynı suç işleme kararının icrası kapsamında tek eylemi ile birden ziyade kişiye karşı hakarette bulunduğu, belirtilmesine karşın, TCK'nın 125/1-4, 43. maddeleri yerine hüküm fıkrasında katılan ...'ya yönelik hakaret eyleminden ayrıca hüküm kurularak çelişkiye yol açılması,
2- Hakaret eyleminin karşılıklı gerçekleştiği sabit görülerek TCK'nın 129/3. maddesi uyarınca cezadan indirim yapılması ve olayı kimin haksız hareketi ile başlattığının tespit edilememesi karşısında, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği yaralama suçunda da TCK’nın 29. maddesindeki haksız tahrik hükmü uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Kabule göre, TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...'ın, temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 21.09.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy