MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hakaret, Tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet
KARAR
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen hakaret ve tehdit eylemleriyle, ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin, sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Sanığın adli sicil kaydına göre daha ağır cezaya ilişkin mahkumiyet ile mükerrir olduğu anlaşılmasına karşın sanık aleyhine temyiz olmadığı için bu hususun bozma sebebi yapılamayacağı,
Tekerürre esas alınan ilamda birden fazla mahkumiyet hükmü bulunması ve hangi mahkumiyetin tekerrüre esas alındığının belirtilmemiş olmasına karşısında en ağır olan cezanın infaz aşamasında dikkate alınabileceği görülmekle bu hususun bozma sebebi yapılamayacağı,
Ancak;
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olan 16 TL yargılama giderinin, CMK'nın 324/4. maddesi uyarınca Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilmesi gerekirken, sanıktan tahsiline karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...'ın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte yanılgı olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi delaletiyle 1412 sayılı Kanunun 322. maddesi uyarınca, hükümde yer alan "sanıktan tahsili ile hazineye irad kaydına" ibaresinin çıkartılarak yerine "CMK'nın 324/4. maddesi uyarınca hazine üzerinde bırakılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle, tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21/03/2016 tarihinde oy birliği ile karar verildi.