MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Konut dokunulmazlığını ihlal, yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, dosya görüşüldü: Temiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- TCK'nın 116/4. maddesinde düzenlenen cebir suretiyle konut dokunulmazlığını bozmak suçunun oluşabilmesi için, sanık tarafından kişilere karşı yöneltilen şiddet eylemi ile konut dokunulmazlığının bozulması arasında nedensellik bağının bulunması, şiddetin konut dokunulmazlığını bozmak amacına yönelmesi ve bu amacın gerçekleşmesi için araç olarak kullanılması gerektiği, yargılamaya konu somut olayda ise, sanığın şikayetçinin evine girebilmek için onun kolunu sıkarak yaralamasından ibaret eyleminin, konut dokunulmazlığının ihlali suçunun işlenmesi için “cebir” kullanılması niteliğinde olması, şikayetçinin yaralanmasının basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir düzeyde olduğunun belirlenmesi karşısında, sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçunun cebirle işlenmesi dolayısıyla TCK'nın 116/4. maddesine göre ceza verildikten sonra, ayrıca yaralama suçundan hüküm kurulamayacağının gözetilmemesi,
2- Sanığın konut dokunulmazlığının ihlali suçunu gece vakti ve cebir ile işlediğinin anlaşılması karşısında, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...’nün temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.