MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hakaret
HÜKÜM: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;
Temiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Katılanın, eylemin gerçekleştiği AVM'de hangi sıfatla görev yaptığı ve 5188 sayılı Kanuna tabi olup olmadığı araştırılmadan eksik araştırma ile hüküm tesisi,
2- Katılanın soruşturma aşamasında açıkça pişman olduğunu ifade etmesine karşın "sanığın samimi ve inandırıcı pişmanlığı olmadığı" gerekçesi ile yasal olmayan ve dosya içeriği ile uyumlu olmayan şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3- Sanığın lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkin talebine rağmen, gerekçesiz bir şekilde TCK'nın 50 ve 51. maddeleri hükümlerinin uygulanmaması ile CMK'nın 230/1-d maddesine aykırılık oluşturulması,
4- Duruşmada sanıktan şikayetçi olarak davaya katılmak istediğini ifade eden müştekinin davaya katılması hususunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi,
5- Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının uygulanması zorunluluğu,
Kanuna aykırı ve sanık ...'in temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 14/03/2016 tarihinde oy birliği ile karar verildi.