MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın, koğuş değişikliğini yapan müşteki infaz koruma memuru ...'a söylediği "sen 35 yıllık memurluğuna mı güveniyorsun, ben emniyet memuruna sıkmış adamım" sözünün TCK'nın 265/1. maddesinde düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi,
2- Kabule göre;
a- sanığın, koğuşunun değiştirilmesi sebebiyle ilk olarak müşteki Mehmet B.'ın gıyabında "a koduğumun B.'ı" dediği, ardından da çıkarıldığı maltada katılan ...'ı kastederek "Namuzsuzun biri de burada işe yaramaz şerefsiz" dediği olayda sanığın bir suç işleme kararı kapsamında, peşi sıra müşteki ve katılanın gıyaplarında hakaret ettiğinin anlaşılması karşısında, TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, TCK'nın 125/3-a maddesi uyarınca iki kez cezalandırılmasına karar verilmesi,
b- Sanığın Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesinden adam öldürmeye teşebbüs suçundan dolayı 16 yıl hapis cezasına ilişkin mahkumiyeti yerine, daha hafif cezaya dair Adana 3. Asliye Ceza Mahkemesinden iftira suçundan verilen 2 yıl 6 ay hapis cezası nedeniyle hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilerek TCK’nın 58, 5275 sayılı Kanunun 108/2. maddelerine aykırı davranılması,
c- Sanığın söylediği "sen 35 yıllık memurluğuna mı güveniyorsun, ben emniyet memuruna sıkmış adamım" sözünün TCK'nın 106/1.1 cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi,
d- Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının uygulanması zorunluluğu,
Kanuna aykırı ve sanık ...'in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce kısmen yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13/04/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.