MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a) Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 19.02.2013 gün ve 1012/6-1477 esas, 2013/63 sayılı kararında vurgulandığı gibi, iddianamenin anlatım kısmında açıkça belirtilmesine rağmen, sevk maddeleri eksik gösterilen iddianame doğrultusunda karar verilebilmesi için CMK'nın 226. maddesi gereğince sanığa ek savunma hakkının tanınması gerektiği gözetilmeden, hakaret suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Sanığa atılı hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme eylemlerinin, sanığın, üzerinin mağdur polisler tarafından aranmasından ve arama sırasında üzerinde ele geçirilen bıçağa, polis tarafından el konulması sonrasında gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında, olay tarihini içerecek şekilde usulüne uygun olarak alınmış arama kararının olup olmadığının araştırılması ve sonucuna göre sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçu yönünden TCK'nın 29. maddesi, hakaret suçu yönünden ise TCK'nın 129. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının kararda tartışılmaması,
c) Mahkemece kendisine herhangi bir yükümlülük yüklenmeyen ve denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında, önceki hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, açıklanan hükmün ertelenmesine karar verilerek CMK'nın 231/11. maddesine aykırı davranılması,
Kabule göre de;
Hakaret suçundan hüküm kurulurken, önce “TCK'nın 51/1. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına” şeklinde karar verilmesine rağmen, alt bentlerde ertelemeye ilişkin hükümler uygulanarak çelişkiye düşülmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp CMUK'nın 326/son maddesine göre kazanılmış haklar saklı tutulmak suretiyle sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas mahkemesine gönderilmesine, 02/05/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.