MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın, söylediği kabul edilen “benimle buluşmak zorundasın yoksa kötü olur, mecbursun benimle görüşmeye...” şeklindeki sözlerinin TCK'nın 106/1. maddesinin son cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturup oluşturmayacağı tartışılmadan ve sanığın "sırf huzur ve sükunu bozma" özel kastıyla hareket edip etmediği de ortaya konulmaksızın, yetersiz gerekçeyle kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve sanık ...'in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki isteme uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına,yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 15/05/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy