MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A- Sanık ...’e yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanık ... müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B- Sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret, sanıklar ... ve ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan hükümlerin temyizine gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanıkların aşamalardaki beyanlarında üzerine atılı suçlamaları kabul etmemeleri ve 06.10.2005 tarihli icra memuru ve polis memurlarınca tutulan muhafaza tutanağında yer alan “...bir grup insanlarla mahalle ... geldi, bu sırada alacaklı vekiline saldırdı, kavga etmeye başladılar. ” şeklindeki anlatım karşısında, aynı tarihli polis memurlarınca hazırlanan başka bir tutanakta ise “... bahse konu yerde bir anda taşkınlık yapıp avukata saldıran şahıslar ..., ... ve ...’nın avukatın şikayeti üzerine tahkikata esas olmak üzere polis merkezine intikali sağlanmıştır.” ifadesine yer verilmekle, her iki tutanak arasında eylemin yalnızca sanık ... tarafından mı yoksa tüm sanıklar tarafından mı gerçekleştirildiğine ilişkin çelişkinin mevcut olduğu ve bu çelişkinin giderilmeye çalışılması gerektiği ve ayrıca dosya kapsamında dinlenen tanıkların ifadelerinde sanıklar ... ve ...’nın katılana yönelik görevi yaptırmamak için direnme eyleminde bulunduğuna dair açık bir anlatımlarının da bulunmadığı gözetilmeden eksik inceleme ve kanuna uygun olmayan gerekçeyle sanıklar hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan mahkumiyet hükmü kurulması ve ayrıca yapılacak olan incelemeden sonra sanık ... hakkında TCK’nın 265/3. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2- Ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi uyarınca, sanığın üzerine atılı suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesidir. Gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılmamış olaylar ve iddialar sanık aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkumiyeti yargılama aşamasında toplanan ihtimali kanıya değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Bu açıklamalar ışığında, sanık ...’nın hakaret etmediğine yönelik savunması, katılan ile tanık beyanlarında ve dosyada mevcut tutanaklarda sanığın hakaret ettiğine dair herhangi bir anlatıma yer verilmemesi karşısında, sanık ... hakkında hakaret suçundan beraat kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
3- Sanıklar hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hüküme ilişkin, TCK'nın 3/1. maddesinde açıklanan "suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki "orantılılık" ilkesine uyulmadan, somut olayın özellikleri gözetilip değerlendirilmeden, TCK'nın 61. maddesindeki ölçütlerin soyut olarak yazılması suretiyle sanıklar hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi,
4- Suç tarihinden sonra kesinleşmiş bir mahkumiyetin ertelemeye engel olamayacağı gözetilmeden, kanuna uygun olmayan gerekçeyle sanık ... Yurdusev hakkında hakaret suçundan kurulan hükümde TCK’nın 51. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanıklar ..., ... ile sanık ...'in müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki düşünceye kısmen uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13/09/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy