MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre ve kovuşturma evresinde duruşmadan haberdar edilmeyen katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan müşteki ...'ın 5271 sayılı Ceza Yargılama Yasa'sının 260/1.madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek dosya görüşüldü:
1- Hakaret suçunun mağdurunun, ancak gerçek kişi olmasının gerekmesi karşısında, suçtan zarar görmediği halde, mahkemece Kanuna aykırı gerekçeyle kamu davasına katılan olarak kabulünün, şikayetçi tüzel kişiliğe bu niteliği ve dolayısıyla Kanun yoluna başvurmak hak ve yetkisini kazandırmadığı,
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca şikayetçi ... vekilinin TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2- Müşteki ...'ın temyiz talebine yönelik incelemede,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, yapılan incelemede;
Hakaret suçundan zarar görmesi nedeniyle duruşmadan haberdar edilme ve davaya katılma hakkı bulunan ...'a, davaya katılma imkanı tanınmadan, yokluğunda yargılamaya devamla hüküm kurularak, CMK'nın 233 ve 234. maddelerine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı ve müşteki ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25/10/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy