MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hakaret, kasten yaralama, cinsel taciz
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriğine göre ve müşteki sanıklardan ...’ın 06.02.2012 tarihinde şikâyetçi olduğunu söylemesini karşın daha önce 24.02.2009 tarihli beyanında şikâyetinden vazgeçtiğinin, ...’in ise 10.02.2012 tarihli beyanında “Müşteki sanık ... eğer şikâyetinden vazgeçerse bende vazgeçerim. Eğer şikâyetçi olursa bende şikâyetçi olurum. Davaya katılmak isterim. Maddi bir zarar talebim yoktur. Şikâyetten vazgeçme olursa kabul ederim.” dediğinin ve mahkemenin düşme hükümlerine ilişkin gerekçeli kararının taraflara tebliği üzerine bir temyiz talebinde bulunmamalarının vazgeçmenin kabulü niteliğinde olduğunun anlaşılması karşısında tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmeyerek yapılan incelemede:
Eylemlere, yükletilen suçlara ve TCK’nın 73/4 ve CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca verilen düşme kararına yönelik O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnamedeki isteme kısmen aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE DAVANIN DÜŞMESİNE İLİŞKİN HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 12.10.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.