Kasten yaralama ve hakaret suçlarından sanık ...’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 125/1, 125/4 ve 62. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis ve 2 ay 27 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51/1-3. maddesi gereğince cezalarının ertelenmesine, sanık hakkında verilen cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/4. maddesi gereğince 1 yıl denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına dair ... Asliye Ceza Mahkemesinin 05/04/2012 tarihli ve 2011/3 esas, 2012/62 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.04.2015 tarih ve 2015/115665 sayılı sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında; Dosya kapsamına göre;
1) Tekerrüre esas alınan ... Sulh Ceza Mahkemesinin 2005/23 esas, 2006/32 sayılı kararında verilen mahkumiyet hükmünün 200,00 Türk lirası ve 220,00 Türk lirası adli para cezaları olduğu, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca, hükmün verildiği tarihte yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305/1- I. bendi gereğince kesin oldukları ve aynı madde son fıkra uyarınca tekerrüre esas alınamayacakları nazara alındığında, hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilemeyeceği gözetilmeden ve hüküm fıkrasında bu hususa ilişkin gerekçe belirtilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde,
2) Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin ne şekilde uygulanacağı, süresi ve bu konuda karar verecek merci 5275 sayılı Kanun'un 108. maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 5. fıkrası ile de tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde şartla salıverilmeye ilişkin hükümlerin uygulanacağının hükme bağlandığı, bu sebeplerle denetimli serbestlik tedbirine ilişkin sürenin infaz aşamasında 5275 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tayin ve tespiti gerektiği gözetilmeden, infazı kısıtlar biçimde sanığın 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.”
Hukuksal Değerlendirme:
Uyuşmazlık konusunda bir karar vermeden önce, kanun yararına bozma istemine konu edilen hükümde belirlenen yeni bir hukuka aykırılık durumunun incelenmesi gerekmektedir.
İnceleme konusu somut olayda; sanık hakkında düzenlenen 29/05/2007 tarihli iddianamede TCK'nın 125/4. maddesine yer verilmemesine karşın, yargılama safhasında bu hususta ek savunma hakkı tanınmadan cezasında artırım yapılması hususunda hukuka aykırılık tespit edilmiştir.
Sonuç ve Karar:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1) Kanun yararına bozma isteği hakkında bu aşamada bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
2) Hükümde saptanan yeni hukuka aykırılıklar nedeni açısından, kanun yararına bozma yoluna başvurulup başvurulmayacağının takdiri için, dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, bu hususun değerlendirilmesinden sonra, diğer kanun yararına bozma isteminin incelenmesine, 08.11.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.