(5237 S. K. m. 125, 148) (5271 S. K. m. 225, 253, 254)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: 1- Sanık ... müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Temyiz dilekçesinin süresi içinde verilmediği anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUKnın 317. maddeleri uyarınca sanık ... müdafiinin tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2- Sanık ... hakkında hakaret ve yaralama suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a- İddianamede sanık hakkında yağma suçundan dava açılmış olması, sanığın katılana hakaret ettiğine dair açılmış bir kamu davası bulunmaması karşısında, iddianamedeki eylem ile bağlılık kuralı dikkate alınmayıp, dava açılmayan hakaret suçundan hükümlülük kararı verilerek, CMK'nın 225/1. maddesine aykırı davranılması,
b- 5271 sayılı CMK'nın 254/1. maddesinde; Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, uzlaştırma işlemleri 253. maddede belirtilen esas ve usûle göre, mahkeme tarafından yapılır. hükmü uyarınca anılan maddede öngörüldüğü biçimde yöntemine uygun olarak uzlaşma önerisinde bulunulması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden uzlaştırma işlemleri yapılmadan yargılamaya devamla hakaret ve yaralama suçlarından hüküm kurulması,
Sonuç: Kanuna aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak, hükümlerin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 17.10.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy