MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hakaret, tehdit
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir;
Ancak;
1- Askerlik Şubesinde görevli memur olarak çalışan tanık ...'un küfür ve tehdit içerikli söz duymadığı yönündeki anlatımları yöntemince tartışılıp reddedilmeden, yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de,
a)Önce mağdur ...'a daha sonra da araya bir zaman aralığı girmeden aynı suç işlemek kararı ile bu mağdurla birlikte ... ve ...'e hakaret ettiği kabul edilen sanığın, yüklenen hakaret suçunu birden fazla hareketten oluşan tek bir fiille işlediğinin anlaşılması karşısında, TCK'nın 125/3-a, 43/2 maddeleri uyarınca tek bir hüküm kurulması ile yetinilmesi gerekirken, iki ayrı ceza tayin edilmesi,
b- Askerlik Şubesinde görevli olan ...'ın mesai saati bitmemesine rağmen sanığa yarın gel demesi üzerine gelişen olayda, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre tehdit suçu yönünden TCK’nın 29, hakaret suçu yönünden ise anılan Kanunun 129. maddelerinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
c-TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesi'nin, 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararıyla, iptal edilmiş olması nedeniyle, uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...'ün temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 07.03.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.