MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Göçmen kaçakçılığı
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü.
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Hükme esas alınan 25.12.2012 tarihli teşhis tutanağına esas teşhis işleminin, 2259 sayılı Kanunun Ek 6. maddesine göre yapıldığı anlaşılmakla, teşhisin gerçekleştiği yer ve zamanın açık olarak anlaşılamaması, teşhise katılan tanıkların teşhisten önce, faili tarif eden beyanlarının alındığının tutanağa yansıtılmaması, teşhiste sanık dışında başka kişilerinde bulunması gerekliliğine riayet edilmemesi gibi hususlar dikkate alındığında teşhis tutanağının, CMK'nın 217/2. maddesi uyarınca hukuka uygun olmayan yöntemlerle elde edildiğinin anlaşılması karşısında, olay tarihinde sanığı teşhis eden jandarma erler...., .... ile hakkında beraat kararı verilen ...'ın tanık olarak dinlenerek CMK'nın 52/2. maddesi de gözetilmek suretiyle, usulüne uygun yüzleştirme işlemi yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- ... tarafından, sanık tarafından kullanıldığı bildirilen ....numaralı GSM hattının, suç tarihinden önceki ve sonraki süreçte arama, aranma, mesaj alma ve atma ile baz istasyon bilgilerini gösterir HTS raporlarının dosya arasına alınmaması,
3- Kabule göre de ;
a- Temel cezanın belirlendiği Kanun maddesinin kararda gösterilmemesi,
b- TCK'nın 58. maddesinin, mükerrir olan sanık hakkında tayin olunan hapis cezasının infazı sırasında farklı infaz rejimi ve infazdan sonra uygulanmak üzere denetimli serbestlik tedbiri uygulamasını getirdiği, maddenin kapsam ve amacından da anlaşılacağı üzere; maddede yer alan hususların bir ceza değil cezaya bağlı olarak uygulanacak infaz rejimi ile ilgili olduğu ve denetimli serbestlik tedbiri süresinin infaz aşamasında 5275 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tayin ve tespit edilmesi gerektiği düşünülmeden, infazı kısıtlar biçimde kararda 1 yıl denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
c- TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağı ortadan kalkması, TCK'nın 53/1-c maddesindeki hak yoksunluklarından, kendi alt soyu yönünden koşullu salıverme tarihine, kendi alt soyu dışındakiler bakımından ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi yerine, (c) bendindeki tüm haklardan koşullu salıverme tarihine kadar yoksunluğuna karar verilmesi,
d- CMK'nın 324/4. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutarlardan az olması halinde, bu giderin Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilmesi gerekirken, 11,45 TL yargılama giderinin sanıktan alınarak Hazineye gelir yazılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...'nun temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30/11/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.