MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A)Temyiz dilekçesinin süresi içinde verilmediği anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddeleri uyarınca katılan vekilinin tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
B)Sanık müdafilerinin temyizine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın ve şikayetçinin adları yönünden, hüküm başlığı ile ceza uygulamasını içeren hüküm fıkrası arasında, CMK'nın 225/1. maddesinde yer alan “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir.” biçimindeki yasal düzenlemeye de aykırı olarak, çelişki yaratılıp gerekçesizliğe yol açılması,
2-Ertelemede denetim süresinin, TCK'nın 51/3 maddesinin son cümlesi uyarınca mahkum olunan ceza süresinden (bir yıl iki ay onyedi günden) az olamayacağının gözetilmemesi,
3-TCK'nın 53. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına ilişkin uygulamada; Anayasa Mahkemesi'nin, hükümden sonra 24/11/2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarih ve 2014/140-2015/85 sayılı kararının dikkate alınması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ... müdafilerinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 03/03/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy