MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre sanık ... hakkındaki hakaret suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik tebliğnamedeki görüşe, Mahkemenin toplanan delillerin değerlendirilmesindeki takdir ve gerekçesi yeterli görülerek iştirak edilmemiştir.
1- Sanık ... hakkındaki kasten yaralama ve sanık ... hakkındaki hakaret suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Eyleme ve yükletilen suçlara yönelik katılan ... müdafiinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2- Sanık ... hakkında ... ile ...'e karşı kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesine gelince; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a) Sanığın savunması ve tanık beyanları dikkate alındığında, olay günü araç park ve yol verme ihtilafı nedeniyle çıkan tartışma sırasında, ...'ın diğer araç sürücüsü ve katılan ...'nin kızı olan ... ile tartışması sırasında müdahalede bulunan katılan ...'ye karşı onu yaralamaya yönelik bir eylemi sabit olmadığı halde, atılı bu suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
b) Sanık hakkında katılanlara karşı kasten yaralama eylemleri nedeniyle, seçenekli yaptırımlardan hem hapis hem para cezasının seçildiği şeklinde hükümler kurulması ve yine temel ceza hapis cezası olarak belirlendikten sonra tahrik nedeniyle TCK'nun 29/1 maddesi uyarınca indirim yapılırken adli para cezasına hükmedilmesi ve sonuç olarak hapis cezasının belirlenmesi suretiyle karışıklığa ve çelişkiye neden olunması,
b) Tekerrür nedeniyle seçenek yaptırımlardan hapis cezasına hükmedilmesi halinde, bu cezanın adli para cezası dışındaki seçenek yaptırımlara çevrilmesine bir engel olmadığı halde TCK'nın 50/2 madde ve fıkrası gerekçe gösterilerek TCK'nın 50. maddesinin uygulanmadığının belirtilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 03/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.