MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, düşme
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Sanık ...'ın fiilen saldırıda kullanmaya elverişli olan ve bu nedenle TCK'nın 6. maddesine göre silah sayılan “tabure” ile ...'e vurduğunun anlaşılması karşısında, eyleminin aynı Kanunun 86/3-e maddesi kapsamında kaldığı ve bu suçun takibinin şikayete tabi olmadığı gözetilmeden, müştekinin şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle düşme kararı verilmesi,
2) Sanık ...'in savunması ve tanık anlatımlarına göre; hakaret eyleminin karşılıklı olarak işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında TCK'nın 129/3. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
3) Kabule göre de;
a) Tekerrür hükümleri uygulanırken, TCK'nın 58/7. maddesi uyarınca cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, infazı kısıtlar biçimde denetimli serbestlik tedbiri süresinin de belirlenmesi,
b) TCK'nın 53/1-b maddesinin, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine 06/07/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy