MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi.
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriğine göre ve sanığa gönderilen gerekçeli kararın, ilk olarak sanığın bildirdiği adresten farklı bir adrese tebliğ edilmesi nedeniyle Tebligat Kanununun 21/2. maddesine aykırı olarak tebligatın usulsüz bir şekilde yapıldığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin kabulüyle, temyiz talebinin reddine ilişkin Yerel Mahkeme ek kararının kaldırılmasına karar verilerek dosya görüşüldü.
Sanığa yükletilen kişilerin huzur ve sükununu bozma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
TCK'nın 53/1-b maddesinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile uygulanma olanağı ortadan kalkmış ise de, bu hususun infaz aşamasında resen gözetilebileceği,
Ancak;
Sanığın, ayrıldığı eşinin yaşadığı eve ait telefonu iki günlük sürede toplam 7 defa aramak suretiyle eşine yönelik kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu işlediği kabul edilen olayda, suçun niteliği gereği, hukuka aykırı eylemin ısrarla yapılmasınını zorunlu olması ve sanığın amacının eşini rahatsız etmek olması karşısında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmaması,
Kanuna aykırı ve sanık ...'un temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak, TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkarılarak, "netice hapis cezasının 2 ay 15 gün" biçiminde HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13/09/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy