MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir;
Ancak;
1-Müştekiler ..., ... ve ...’un, sanık ...’in eylemlerine ilişkin aşamalardaki beyanları arasındaki çelişkiler giderilmeden, her bir müştekiye, sanıkların ne şekilde tehditte bulundukları açıklattırılmadan ve bu sözlerin CMK’nın 230/1-c maddesi gereğince hukuki nitelendirmesi yapılmadan, ayrıca olaya ilişkin görgüye dayalı bilgisi olduğu anlaşılan trafik polisleri tanık sıfatıyla dinlenmeden, eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a- Sanıkların, görevi yaptırmamak için direnme eylemini birden fazla kişiyle birlikte gerçekleştirmiş olmalarına karşın, TCK’nın 265/3.maddesinin uygulanmaması,
b- TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesi'nin, 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla, iptal edilmiş olması nedeniyle, uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar ..., ...’nin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 12.10.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy