MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, yaralama
HÜKÜM : Beraat
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan ve CMK'nın 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenen müşteki sanık ...'in 21/02/2012 tarihli duruşmada sanıktan şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini belirtmesine karşın, ilk derece mahkemesince karara bağlanmamış ise de, temyiz dilekçesinin içeriği gözetilerek, CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca şikayetçi ...'in davaya katılmasına karar verilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
1- Hakaret eylemine ve yükletilen suça yönelik katılan ... vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2-Kasten yaralamaya teşebbüs suçundan suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince,
Kararın içeriğinden, sanığın katılanın haksız saldırısını engellemeye yönelik davrandığı ve dolayısıyla meşru savunmada bulunduğunun anlaşılması karşısında, TCK'nın 25 ve CMK'nın 223/2-d maddeleri uyarınca beraat kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı katılan ... vekilinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, ancak; bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, 5320 sayılı Yasanın 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak, hükmün 2. fıkrasının çıkartılıp yerine "TCK'nın 25. maddesi delaletiyle, CMK'nın 223/2-d maddesi gereğince, sanığın beraatine" ibaresinin eklenmesi biçiminde HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19/12/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.