MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, basit tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1- Basit tehdit suçuna ilişkin kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu,
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık ...'in tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2- Hakaret suçundan verilen hükmün temyizine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Hakaret suçundan hüküm kurulurken TCK'nın 125/3-a maddesi gereğince 1 yıl karşılığı 365 gün olarak hesaplanması gerekirken 360 gün olarak hesaplanarak eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılamamıştır.
Ancak;
1) Sanığın muayene olmak amacıyla sırasını beklediği, çağrılmadan katılan doktorun muayene odasına girdiği, katılanın sanığa "sırasının gelmediğini” söylediği, sanığın katılana “sıram gelmedi, gelen içeriye giriyor, adam gibi iş yapmıyorsunuz" diyerek dışarıya çıktığı, kısa bir süre sonra tekrar gelerek "başhekimliğe şikayette bulunacağını" söylediği, katılanın da sanığa "istediği yere şikayette bulunabileceğini söylediği, bu şekilde devam etmesi halinde sıra gelse bile doktor - hasta ilişkisi bozulduğu için muayene edemeyeceğini" söylemesi üzerine sanığın katılana hitaben "etmezsen etme, senden başka doktor mu yok, seni doktor diye oraya koyanın, senin ağzına s.çayım, şerefsiz,...." diyerek hakaret ettiğinin kabul edildiği somut olayda, dosya kapsamına göre ilaç mümessili olan tanık ...'nın muayene saatinde muayene odasında olduğunun anlaşılması ve sanığında katılanın kendisine “salak kadın” dediğini ve katılanı hasta haklarına şikayet ettiğini beyan etmesi karşısında, şikayetinin akıbeti araştırılmadan, ayrıca olayın çıkış nedeniyle gelişmesi üzerinde durulup, hakaret suçundan TCK’nın 129. maddesi gereğince haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
2) Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas hükümlülüğü bulunmakla birlikte, tekerrüre esas olan hüküm incelendiğinde, suç tarihinde uzlaşma kapsamında olmayan mala zarar verme suçu ile uzlaşma kapsamında olan kasten yaralama suçunun birlikte işlendiği, hükümden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik CMK’nın 253/1. madde hükmü uyarınca, sanığa atılı TCK’nın 151. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun uzlaştırma kapsamına alınmış olması ve bu nedenle kasten yaralama suçundan da uzlaştırma işlemi yapılması gerekliliğinin ortaya çıkması karşısında; anılan suçlara ilişkin mahkumiyet hükmü açısından uyarlama yapılıp yapılmadığı araştırılıp, bunun sonucuna göre sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki isteme uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken aleyhe temyiz olmadığından, 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13.09.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy