MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, basit tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Temyiz aşamasında sunulan Nazilli Sulh Hukuk Mahkemesinin kısıtlama kararının içeriğine göre, Nazilli Devlet Hastanesinin raporu ile, sanığa madde kötüye kullanımı+maddeye bağımlı psikoz+antisosyal kişilik bozukluğu+impuls kontrol bozukluğu teşhisi konulması sebebiyle, karar tarihinden önce sanığın vesayet altına alındığının anlaşılması karşısında, suç tarihi itibariyle TCK'nın 32. maddesi uyarınca “akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığı” konusunda CMK’nın 74. maddesine göre gözlem altında tutulup usulünce sağlık kurulu raporu alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Oluşa ve dosya kapsamına göre, sanığın katılan ...'ye gönderdiği mesajlar ile tehdit ve hakaret ettiği gerekçesiyle iddianame düzenlenmiş ve Mahkemece iddianamede yeralan mesajlar ile tehdit ve hakaret suçlarının sabit olduğu kabul edilmişse de; iddianamede yeralan mesajların içeriği incelendiğinde, TCK'nın 106/1 maddesinin 2.cümlesinde düzenlenen sair tehdit suçunu oluşturacak herhangi bir ifadenin bulunmaması karşısında, sanığın beraatı yerine mahkûmiyetine kararı verilmesi,
3- Tekerrüre esas alınan Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/05/2006 tarih 2005/540 E. 2006/382 K. sayılı ilamının 27/04/2010 tarihinde yerine getirilmiş olması karşısında, TCK'nın 58/2. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
4- Sanık tarafından boşanma aşamasında eşine suça konu mesajları gönderdiğini, ancak bu mesajları katılanın gönderdiği mesajlar karşısında tahrik altında gönderdiğini savunması karşısında, TCK’nın 129. maddesi gereğince haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Kanuna aykırı ve sanık ... vasisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken, 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27/09/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy