MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Beraat
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
İddianamede sanığın eylemlerinin “...müştekinin peşini bırakmayarak görüşme talebinde bulunduğu, müştekinin ikametinin önüne giderek beklediği, çevredeki esnaflara müştekinin taşınıp taşınmadığını sorduğu, aşağıdan yüksek sesle bağırarak müştekiyi çağırıp huzurunu bozduğu” şeklinde belirtildiğinin ve dinlenen tanıkların anlatımlarıyla sanığın katılana karşı bu eylemleri gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, iddianamede sanık tarafından müştekinin veya ailesinin aranılarak rahatsız edildiğine dair herhangi bir anlatıma yer verilmemiş olmasına rağmen, CMK’nın 225/1. maddesine aykırı olarak “sanığın ısrarla ve birden fazla kez müştekiyi veya ailesini arayarak huzur ve sükununu bozduğuna ilişkin müştekinin iddiasından başka sanığın mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak somut ve inandırıcı delil bulunmadığından” biçimindeki yerinde olmayan gerekçeyle sanık hakkında beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22/02/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.