MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
1- Sanığın müşteki polis memurlarına yönelik olarak söylediği kabul edilen “ben araba kullanmıyorum, bana ceza yazamazsınız, üzerinizdeki elbiseyemi güveniyorsunuz, sizinle tek tek görüşeceğim, bu cezayı sizden çıkartacağım” şeklindeki sözlerinin bir bütün halinde görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından ayrı ayrı mahkumiyet hükmü kurulması,
2- Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükümde, sanık hakkında tehdit suçundan daha önce kurulan mahkûmiyet hükmünün, sanık temyizi üzerine bozulması karşısında, CMUK'nın 326/son maddesi gereğince önceki hükümde verilen ceza miktarından daha fazla ceza verilemeyeceği gözetilmeden hüküm kurulması,
3- Sanığın birden fazla görevliye karşı görevi yaptırmamak için direnmesine karşın TCK'nın 43. maddesinin uygulanmaması,
4- TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağı ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...'in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki isteme uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18/09/2017 tarihinde oy
Full & Egal Universal Law Academy