MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Tüm dosya kapsamına göre, katılan tarafından gerçekleştirilen eylemlerin CMK’nın 203.maddesinde tanımlanan yetki kapsamında değerlendirilemeyeceği, sanık tarafından duruşma düzeni bozacak nitelikte herhangi bir eylemin gerçekleştirildiğine dair delil bulunmadığı, bu suretle sanık hakkında hakaret suçundan yapılan yargılamada haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının yerinde olduğu değerlendirilmekle, bu husus açısından tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-) Hakaret eyleminin, katılanın haksız davranışı nedeniyle gerçekleştiğinin kabul edilmesi karşısında, haksız tahrik uygulamasında, hakaret suçuna ilişkin özel hüküm olan ve daha lehe düzenlemeler içeren TCK'nın 129. maddesi yerine, aynı Kanunun genel tahrike dair 29. maddesinin uygulanması,
2-) Seçimlik ceza öngören hakaret suçunda tercih edilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilemeyeceği gözetilmeyerek TCK’nın 50/2.maddesine aykırı davranılması,
3-) Sanığın adli sicil kaydında bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının mahkumiyet hükmü sayılamayacağı ve sanığın duruşmada alınan savunmasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanmasına dair hükümlerin uygulanmasını talep ettiği dikkate alındığında, CMK'nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine objektif koşullar bakımından engel hali bulunmayan sanığın pişmanlığı, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, hükmün açıklanmasının geri bırakılması dair hükümlerin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık ... müdafii, katılan ... ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye kısmen uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.