MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir;
Ancak;
1-Sanıkların suçlamaları kabul etmemesi, tehdit ve hakaret eylemlerini gerçekleştirdiklerine dair katılanın soyut iddiası dışında delil bulunmaması karşısında, sanıkların mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerin nelerden ibaret olduğu CMK'nın 230/1-b maddesi gereğince açıklanmadan yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Kabule göre de;
a- Sanık ...'ün katılana hakaret ettiği ve telefonla tehdit ettiğine dair iddianamede anlatım bulunmamasına rağmen hakaret suçundan hüküm kurulup ,tehdit suçundan TCK'nın 43. maddesi uygulanarak iddianamedeki eylem ile bağlılık kuralı dikkate alınmayıp, dava açılmayan suçtan hükümlülük kararı verilerek, CMK'nın 225/1. maddesine aykırı davranılması,
b- Sanıkların, hakaret eylemini telefon ile gerçekleştirmesi nedeniyle, aleniyet unsurunun oluşmadığı gözetilmeden TCK'nın 125/4. maddesinin uygulanması,
c-Sanık ... hakkında tehdit suçundan kurulan hükümde sonuç hapis cezası 6 ay 7 gün yerine 6 ay 3 gün olarak hesaplanmak suretiyle eksik ceza tayini,
d-Sanık ...'ün tekerrüre esas alınan, adli sicil kaydındaki ilama konu TCK'nın 106/1-1. cümlesinde tanımı yapılan tehdit suçunun, hükümden sonra yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında, anılan hükme ilişkin, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
e-TCK'nın 53/1-b maddesinin Anayasa Mahkemesi'nin, 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararıyla, iptal edilmiş olması nedeniyle, uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...'ün temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13.09.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy