MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hayasızca hareketlerde bulunma
HÜKÜM: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvuruların süreleri ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Katılanların yolda yürüdükleri sırada sanığın, pantalonunun önü açık bir şekilde görülmesi, sonrasında sanığın katılanların önüne tekrar çıkarak arabadan inip katılanlara karşı cinsel organını sallaması şeklinde gerçekleşen eyleminde, TCK'nın 105. maddesi kapsamında cinsel taciz suçunun yanı sıra, bu eylemi aleni olarak gerçekleştirmiş olması sebebiyle TCK'nın 225. maddesinde düzenlenen hayasızca harekette bulunma suçunun da subut bulduğu anlaşılmakla; tek eylemle birden fazla suçun oluşmasına sebebiyet veren sanık hakkında TCK'nın 44. maddesinde yer alan fikri ictima kuralları gereğince bu suçlara ilişkin en ağır cezayı öngören TCK'nın 105. maddesine göre cezalandırılmasına karar verilmekle birlikte, hayasızca hareketlerde bulunma suçundan açılan davaya ilişkin olarak da karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
Sanık hakkında kurulan hükümde, TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanması sırasında ¼ oranında artırım yapılırken cezanın “7 ay 15” gün yerine “4 ay 15” gün olarak hesaplanmak suretiyle eksik ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanık ... ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye kısmen uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 09/10/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy