MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre ve sanık ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı yapılan itirazın, merciince değerlendirilip karara bağlandığı belirlenerek dosya görüşüldü:
A) Sanık ...'un, 01.11.2012 tarihli temyiz dilekçesiyle, kendisi hakkında verilen mahkumiyet kararlarını, “sanık” sıfatı ile temyiz ettikten sonra, 20.02.2013 tarihli dilekçesinde ise bu sefer, sanıklar ..., ... ve ... hakkında, kendisine yönelik yaralama suçlarından verilen beraat kararlarının bozulmasını talep etmiş ise de, katılan sıfatıyla yapılan temyiz isteminin süresi içerisinde yapılmadığı,
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca, katılan ...'un, tebliğnamedeki isteme aykırı olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
B) Sanık ... hakkında yaralama ve hakaret suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Katılanlardan ...'ın taşeron firma elemanı, ...'ın işçi olduğuna yönelik beyanı ile, ...'ın ise görev ve ünvanın ne olduğuna ilişkin bir tespitin bulunmadığının anlaşılması karşısında, hakaret suçunun ne şekilde kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlendiği belirlenmeden TCK'nın 125/3-a maddesinin uygulanması,
2- Tanıklar Güllü ve Önder'in, sanıkların personel dışındakilerin girmesinin yasak olduğu yerlerde bulunduklarına yönelik anlatımları karşısında; aleniyet unsurunun ne şekilde oluştuğu açıklanıp tartışılmadan, yetersiz gerekçe ile TCK'nın 125/4. maddesinin uygulanması,
3- Hakaret suçundan kurulan hükümde, TCK'nın 62. maddesi uygulanmasına karşın, yaralama suçunda CMK’nın 230/1-d maddesi uyarınca, bu hususta kanuni dayanakları da gösterilerek olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
4- Katılan ...'ın taşeron firma olduğunu beyan etmesi karşısında, sanık hakkında TCK'nın 86/3-c maddesi uyarınca arttırım yapılamayacağının gözetilmemesi,
5- TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin düzenlemenin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulama olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...'un temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki isteme aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 03.03.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy