MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hakaret
HÜKÜM: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, hükümlülük kararının tebliğine ilişkin işlemlerin 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine uygun olmadığının ve sanık tarafından mahkemeye sunulan 20.11.2012 tarihli dilekçede eski hale getirme istemiyle birlikte temyiz isteminde de bulunduğunun anlaşılması karşısında, CMK’nın 42. maddesi gereğince talep hakkında karar verme yetkisi Yargıtay’a ait olduğu halde eski hale getirme talebinin kabulüne ilişkin mahkemesince verilen 03.12.2012 tarihli ek karar hukuken yok hükmünde ve sanığın temyizi süresinde kabul edilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, tüm dosya kapsamıyla ihtilat unsurunun oluştuğu anlaşılmakla, tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmeyerek, yapılan incelemede:
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğenin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanık ...’ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 14/02/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy