MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Müstehcenlik
HÜKÜM: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriğine göre ve emanetin 2006/4600 sırasına kayıtlı CD’ler hakkında karar verilmemiş ise de, zamanaşımı süresi içerisinde karar verilebileceği ve bu konuda temyiz denetimine konu bir hüküm bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede,
Sanığa yükletilen müstehcenlik eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Bilirkişi raporunun içeriğine göre sanıktan ele geçirilen CD’lerin bir kısmında “çocuğa cinsel sevi (pedophilia) amacı güden ‘okullu’ başlığı altında yaşları tahmin edilemeyen kişilerle cinsel ilişki” içeren görüntüler bulunduğunun belirtilmesi karşısında, TCK’nın 226/3. maddesindeki suçun oluşabilmesi açısından, müstehcen ürünlerde mutlaka çocuk kullanılması zorunlu olmayıp, çocuk izlenimi uyandıran veya uyandıracak şekilde konuşan, giyinen ve hareket eden bir kişinin cinsel olarak kullanılması veya çizgi film, animasyon ve çizgi roman gibi yapay niteliğe sahip ürünlerde çocuk imajının kullanılması ile de bu suçun oluşabileceği gözetilmeyerek eksik ceza tayin edilmiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
Sadece sanık tarafından temyiz edilen ilk hükümde adli para cezası verilmiş olmasına rağmen, CMUK’nın 326/son maddesi gözetilmeyerek, hapis cezasına hükmedilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...’ın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye aykırı olarak, sanık hakkındaki sonuç cezanın 7400 TL adli para cezası olarak belirlenmesi suretiyle HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 23.05.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.