MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma yada aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerini bir kez yapılmasının yeterli olmadığı, eylemin ısrarla tekrarlanması, süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir.
Sanığın suçlamayı kabul etmemesi, katılan ...'nin resmi nikahlı eşi ...'dan ayrı yaşadığı dönemde ilişkilerinin, bu ilişkilerinden bir çocuklarının olduğunu, bu durumu daha sonra katılan ...'ın da öğrendiğini ve aralarında değişik davalar görüldüğünü, olay günü de katılan ...'nin gündüz vakti arayıp konuşmak için kendisini çağırdığı ve çocuğa birşeyler getirmesini istediği için gittiğini savunması, UYAP'tan yapılan sorgulamada sanığın müştekisi olduğu Karaman Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/6114 soruşturma numaralı dosyasında katılanların “çocuğun soybağını değiştirmek” suçundan şüpheli olduklarının anlaşılması karşısında; soruşturma dosyası incelenerek, sanığın savunmasındaki hususların araştırılması, sonucuna göre sanığın kastının sırf huzur ve sükunu bozma saiki olarak kabul edilip edilemeyeceği yöntemince açıklanmadan mahkumiyet hükmü kurulması,
2- Kabule göre de;
a) Karar gerekçesinde cezanın alt sınırdan uygulandığı ifade edilmişken, hüküm kurulurken alt sınırdan uzaklaşılarak çelişkiye yol açılması,
b) Sanığın tekerrüre esas alınan Karaman 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2012/733 Esas ve 2014/4 Karar sayılı mahkumiyetine konu suçun TCK.'nın 141. maddesinde yazılı hırsızlık suçuna ait olduğu ve CMK'nın 253. maddesinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası suçun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
c) Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının uygulanması zorunluluğu,
d) TCK'nın 53/l-(c) maddesindeki hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki isteme aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken aleyhe temyiz olmadığından, 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 10.07.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy