MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hakaret, yaralama, tehdit
HÜKÜMLER: Mahkumiyet, beraat
KARAR
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik kararlara karşı itirazların mercii tarafından karara bağlandığı tespit edilerek yapılan incelemede dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
A- Sanık ... hakkında hakaret, tehdit ve yaralama suçlarından kurulan beraat hükümlerinin temyizinde;
Suçun işlendiği 23/04/2009 tarihine göre temyiz süreci içinde sanık ... yararına yaralama, hakaret ve tehdit suçları nedeni ile 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleştiği, anlaşıldığından, katılan ... vekilinin temyiz nedenleri bu sebeple yerinde bulunmakla, 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak KAMU DAVALARININ DÜŞMESİNE,
B- Sanık ... hakkında yaralama, hakaret ve tehdit suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyizinde ise;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit, yaralama ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu ögelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Sanık hakkında bozma öncesi hükümde de uygulanmasına rağmen TCK’nın 86/3-c maddesinin uygulanmamasının aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılamayacağı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Kanuna aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, temyiz edilen kararların açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddeleri uyarınca; “TCK’nın 53/1-b maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın” kararlardan çıkarılmak suretiyle HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02/07/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy