MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, yaralama
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, müşteki ...’ın kovuşturma esnasında alınan 13/08/2014 tarihli beyanında, sanıktan şikayetçi olduğunu, davaya katılmak istediğini bildirmesine rağmen, mahkemece CMK'nın 238/3. maddesi uyarınca katılma hususunda bir karar verilmemiş ise de, anılan Kanunun 237/2. maddesi gereğince, müştekinin kamu davasına katılan sıfatıyla kabulüne karar verilerek, dosya görüşüldü:
A- Sanık ...’ın hakaret eylemine ilişkin kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, karar tarihi itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık ...’ın tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
B- Sanık ... hakkında yaralama suçundan kurulan hükmün temyizine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Katılanın aşamalarda sanığın kendisine vurduğunu belirtmesi, 19.12.2013 tarihli adli muayene raporunda katılanın baş ve boyun bölgesinde hassasiyet olduğunun ifade edilmesi ve sanığın kovuşturma evresindeki beyanında “aramızda itişme oldu, o bana vurdu ben de ona vurdum” şeklinde anlatımda bulunması karşısında, sanığın atılı suçtan cezalandırılması yerine hatalı değerlendirmeyle sanık hakkında beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan ...’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 20/06/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy