MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Adli sicil kaydındaki hükümlülüğü nedeniyle koşulları bulunmasına karşın, sanığın cezasının TCK’nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Temel cezanın doğrudan TCK'nın 125/3-a maddesi gereğince tayin edilmemiş olmasının sonuca etkili olmadığı,
TCK'nın 53/1-b maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesinin infaz evresinde resen gözetilebileceği,
Anlaşıldığından, sanık ...'un ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2- Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün temyizine gelince; Adli sicil kaydındaki hükümlülüğü nedeniyle koşulları bulunmasına karşın, sanığın cezasının TCK’nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılmamış ve başkaca nedenler yerinde görülmemiştir;
Ancak;
a-Müştekilerin, aşamalarda sanığın kendilerini “sürdürürüm” diyerek tehdit ettiğini beyan ettikleri, bu sözlerin, sanığın müştekilerin görev yerini değiştirme yetkisinin bulunmaması, görevi yaptırmamak için direnme suçunun tehdit unsurunun oluşmadığı, müşteki ...'ın soruşturma aşamasında yaralandığına ilişkin bir anlatımı bulunmamasına rağmen kovuşturma aşamasında yaralandığından bahsetmesi, buna ilişkin adli raporun da bulunmaması karşısında, sanığın “süründürürüm” şeklinde tehdit ettiği ve müşteki ...'ın parmağını yaraladığına ilişkin mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerin nelerden ibaret olduğu CMK'nın 230/1-b maddesi gereğince açıklanmadan yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
b- Kabule göre de;
TCK'nın 53/1-b maddesinin Anayasa Mahkemesi'nin, 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararıyla, iptal edilmiş olması nedeniyle, uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...'un temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27.09.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.