MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 09/02/2016 tarih ve 2014/8-71 E. 2016/42 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, hapis cezasının ertelenmesine ilişkin ilk hükmün yalnız sanık tarafından temyiz edilip Özel Dairece lehe bozulmasından sonra, 3 ay hapis cezası şeklindeki açıklanması geri bırakılan ikinci hükmün, sanığın, denetim süresi içinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca açıklanması sırasında ''cezayı aleyhe değiştirme'' yasağı gözetilerek, sanığın hapis cezasının ertelenmemesi suretiyle, 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye aykırı olarak, “sanık hakkındaki sonuç hapis cezasının TCK'nın 51. maddesi uyarınca ertelenmesine, TCK'nın 51/3. maddesi uyarınca 1 yıl denetim süresi belirlenmesine, denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlemeden veya uzman kişi görevlendirmeden geçirilmesine sanığa denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde TCK'nın 51/7 mad. uyarınca ertelenen cezasının kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirileceği hususunda ihtarat yapılmasına, sanığa denetim süresini iyi halli olarak geçirdiği taktirde TCK'nın 51/8 mad. uyarınca cezasının infaz edilmiş sayılacağı hususunda ihtarat yapılmasına" ibarelerinin eklenmesi ve TCK'nın 53/1. 53/3. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın hükümden çıkarılması suretiyle HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 26.09.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy