MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, Mahkemece, gerekçeli kararın yokluğunda hüküm tesis edilen sanık ...’nin öncelikle duruşmada bildirdiği adresi yerine, doğrudan Mernis adresine tebligata çıkarıldığı bu nedenle tebligatın yasa ve yönteme uygun olmadığı anlaşıldığından, öğrenme üzerine yapılan temyizin süresinde olduğu kabul edilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
A-Sanığa yükletilen hakaret ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Hakaret suçunda temel ceza doğrudan TCK’nın 125/3-a maddesi gereğince tayin edilmemiş ise de, bu hususun sonuca etkili olmadığı,
Mükerrir olan sanık hakkında TCK’nın 58. maddesi uygulanırken, 5275 sayılı Kanunun 108/2. maddesi uyarınca en ağır cezayı içeren mahkûmiyetin tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, daha az cezayı içeren ilam tekerrüre esas alınmış ise de, aleyhe temyiz olmadığından, bozma yapılamayacağı,
TCK’nın 53/1-b maddesinin Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda, infaz aşamasında re’sen gözetilebileceği,
Anlaşıldığından, sanık ...’nin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmeyip, tebliğnamedeki isteme uygun olarak TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B-Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-TCK'nın 265. maddesinde, görevi yaptırmamak için direnme suç tipinde; hareketin "cebir veya tehdit" şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceği öngörülmüş olup belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiilleri bu suçu oluşturmayacaktır.
Somut olayda sanığın, alkollü olduğunun anlaşılması üzerine işlem yapıldığı sırada görevli polislere “hepinizi buradan sürdüreceğim” şeklinde tehdit yoluyla direndiğinden bahisle mahkûmiyet kararı verilmiş ise de, müştekilerin beyanı ve olay tutanağı içeriği de incelendiğinde, sanığın görevli polis memurlarını şikâyet edeceğine ve görev yerinden sürdüreceğine yönelik olarak bu sözleri söylemiş olduğu, sanığın müştekilerin görev yerini değiştirme yetkisi bulunmaması karşısında, görevi yaptırmamak için direnme suçunun tehdit unsurunun gerçekleşmediği gözetilmeden yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a) TCK’nın 61. maddesindeki ölçütler ve aynı Kanunun 3. maddesindeki “fiilin ağırlığı ile orantılı ceza verilmesi ilkesi” çerçevesinde somut olay açıkça irdelenerek, temel cezanın saptanması gerektiği gözetilmeden, dosya içeriğiyle uyumlu olmayan "... suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, kasta dayalı kusurun ağırlığı, failin amaç ve saiki …" gibi maddedeki bazı ibarelerin tekrarlanması suretiyle, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak ve hakkaniyet ölçülerine uyulmayarak fazla ceza tayini,
b) TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...’nin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki isteme aykırı olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 24/09/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy