MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Fuhuş
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Türk Ceza Kanunu'nun 80. maddesinde düzenlenen insan ticareti suçunun oluşabilmesi için failin mağdura yönelik olarak "tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya üzerindeki denetim olanaklarından veya çaresizliğinden yararlanarak rızasını elde etmek" biçiminde bir harekette bulunması ve bu hareketleri yaparken veya yaptıktan sonra mağduru ülkeye sokması, ülke dışına çıkarması, tedarik etmesi, kaçırması, bir yerden başka bir yere götürmesi, sevk etmesi veya barındırması gerekmektedir. Suçun oluşması için hem araç hareketlerden, hem de amaç hareketlerden en az birisinin bir arada bulunması gereklidir. Araç hareketler, asıl veya amaç hareketlerden önce veya en geç bu hareketlerle eş zamanlı olarak yapılmalıdır. Böylece öncelikle araç hareketler ile mağdurun iradesi kırılmalı ve görünüşte rızası elde edilmeli daha sonra da bu husustan yararlanarak suçu oluşturan asıl amaç hareketler gerçekleştirilmelidir.
Bu durumun tek istisnası, TCK'nın 80/3. maddesindeki “on sekiz yaşını doldurmamış olanların birinci fıkrada belirtilen maksatlarla tedarik edilmeleri, kaçırılmaları, bir yerden diğer bir yere götürülmeleri veya sevk edilmeleri veya barındırılmaları hâllerinde suça ait araç fiillerden hiçbirine başvurulmuş olmasa da faile birinci fıkrada belirtilen cezalar verileceği” yönündeki düzenlemedir.
Bu açıklamalar ışığında, sanıklar hakkında, suç tarihi itibariyle henüz 18 yaşını bitirmeyen ve bu sebeple çocuk sayılan mağdura karşı fuhuş yapmasını sağlamaya yönelik davranışlarından dolayı, TCK'nın 80/3. maddesinde yazılı olan; “Onsekiz yaşını doldurmamış olanların birinci fıkrada belirtilen maksatlarla tedarik edilmeleri, kaçırılmaları, bir yerden diğer bir yere götürülmeleri veya sevk edilmeleri veya barındırılmaları hâllerinde suça ait araç fiillerden hiçbirine başvurulmuş olmasa da faile birinci fıkrada belirtilen cezalar verilir” biçimindeki düzenleme nedeniyle TCK'nın 44. maddesinde belirtildiği biçimde fikri ictimadan söz edilemeyeceğinden, fuhuş suçu dışında çocuk olan mağdura karşı eylemlerinden dolayı dava zamanaşımı süresinde ayrıca “insan ticareti” suçundan da işlem yapılması gerektiği belirlenerek, temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriğine göre ve gerekçeli karar başlığında suç tarihi 19/04/2010- 03/10/2010 yerine 19/04/2010 olarak yazılmış ise de bu hususun mahallinde düzeltilebileceği belirlenerek, yapılan incelemede
1-Sanıklara yükletilen fuhuş eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanık ...'ın, mağdura yönelik fuhuş suçunu değişik zamanlarda birden fazla kez işlemesine karşın, TCK'nın 43/1. maddesi uygulanmamış ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
TCK'nın 53/1-b maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesinin infaz evresinde resen gözetilebileceği,
Anlaşıldığından, sanık ... ve sanık ... müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2- Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan hükme yönelik temyize gelince, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak,
Suça sürüklenen çocuğun savunmasında, eşi olan diğer sanık ...'un olay günü mağduru eve getirip arkadaşının sevgilisi olarak tanıttığını, bir gün kalıp gideceğini söylediğini, ertesi gün mağduru alıp ...'a ait araçla İskenderun'a gittiklerini, kendisinin de yanlarında hamile olup yanlız kalmaktan korktuğu için gittiğini, atılı suçu kabul etmediğini belirtmesi, mağdurun da sadece İskenderun'a giderken yanlarında suça sürüklenen çocuğun da olduğunu ifade edip fuhuşa ne şekilde aracılık ettiğine ilişkin bir beyanının olmaması karşısında, suça sürüklenen çocuğun fuhuş suçunu işlediğine ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğu CMK'nın 230/1-b maddesi uyarınca açıklanmadan, yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve suça sürüklenen çocuk ...'un temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 23/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy