MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Fuhuş
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık ...'nun aksi ispatlanamayan savunması, mağdurlar tarafından tanınmaması, suça konu eve gidip geldiğine dair delil bulunmaması ve diğer sanıklar ... ve ...'ın eylemlerini bildiğine, fuhuş suçunu işlediğine dair, şüpheden uzak, kesin ve somut delil elde bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanık ...'nun beraati yerine, yetersiz gerekçeyle mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre ise;
1) TCK’nın 61. maddesindeki ölçütler ve aynı Kanunun 3. maddesindeki "fiilin ağırlığı ile orantılı ceza verilmesi ilkesi" çerçevesinde somut olay açıkça irdelenerek, sanıklar hakkındaki fuhuş suçundan temel cezanın saptanması gerektiği gözetilmeden, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeden sanıklar hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması,
2) TCK'nın 52/4. maddesi uyarınca adli para cezasının taksitlendirilmesi sırasında, infazda duraksamaya yol açacak şekilde taksit aralığının gösterilmemesi,
3) Sanıklardan sarfına sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinin ayrı ayrı, ortak yapılan yargılama giderlerinin ise payları oranında alınmasına karar verilmesi gerekirken, hangi sanıktan ne kadar tahsil edileceği konusunda tereddüt yaratacak şekilde yargılama giderlerinin sanıklardan alınmasına karar verilmek sureti ile 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
4) TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması ve TCK'nın 53/l-(c) maddesindeki hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısı, sanıklar ... ve ...'nun temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 10/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.