MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın görevli polis memurlarını tehdit ettiğinden bahisle sanık hakkında zincirleme şekilde görevi yaptırmamak için direnme suçundan dava açıldığı anlaşılmakla, 06/01/2013 tarihli olay tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre, sanığa kelepçe takılarak etkisiz hale getirildikten sonra ekip otosunda görevlileri tehdit ettiğinin kabul edilmesi karşısında, sanığın görevli polis memurlarının hangi görevinin yapılmasını engellemek için cebir ve/veya tehdit kullandığı karar yerinde denetime imkan verecek şekilde gerekçeleriyle gösterilmeden ve eylemin TCK’nın 106/1. maddesinde yer alan tehdit suçunu oluşturup oluşturmadığı tartışılmadan yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde görevi yaptırmamak için direnme suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
3- TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesi'nin, 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararıyla, iptal edilmiş olması nedeniyle, uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 16/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy