MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hakaret
HÜKÜM: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1- Ceza Genel Kurulunun 06/11/2007 gün, 2007/3-167 esas, 2007/222 ve 10/06/2014 gün, 2013/12-834 esas, 2014/321 sayılı kararlarında belirtildiği üzere, duruşmalarına katılmadıkları Asliye Ceza Mahkemesinin kararlarına yönelik O Yer Cumhuriyet Savcılarının temyiz süresi; 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın kıyasen uygulanan 310/3. maddesine göre tefhimden itibaren bir ay olup, O Yer Cumhuriyet Savcısının 26/09/2013 günü verilen hükme yasal süre geçtikten sonra vaki 06/11/2013 tarihli temyiz isteminin tebliğnameye uygun olarak CMUK'nın 317. maddesi gereğince oy birliğiyle REDDİNE,
2- Sanığın temyizinin incelemesine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a) Hakaret fiillinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Somut olayda, sanığın acile getirdiği kardeşine müdahale eden mağdur doktora karşı söylediği “lakayıtlık yapma, artistlik yapma” şeklindeki ifadelerin ağır eleştiri niteliğinde olduğu mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
b) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçundan hüküm kurulurken doğrudan TCK'nın 125/3-a maddesi gereğince temel cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmemesi,
c) Sanığın aşamalarda, mağdur doktorun durumunun acil olduğunu düşündüğü kardeşiyle ilgilenmediğini ve “neticeye gel, rapor mu istiyorsun” dediğini ileri sürmesi ve tanık Harun’un beyanı karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişimi üzerinde durularak, gerekirse tedavi için getirilen sanığın kardeşi...’ın tanık olarak dinlenmesinden sonra sanık hakkında TCK'nın 129. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
d) Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık ... hakkında TCK'nın 58. maddesinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı, sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki isteme uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 23/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.