MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-Sanığın arkadaşını ziyaret etmek üzere geldiği ceza infaz kurumunda, görevli İnfaz Koruma memurunun görüşme izni vermemesi üzerine sarfettiği "haddini bil, buranın dışarısı da var, çıkınca görüşürüz" şeklindeki sözlerin adı geçen mağdurun görevini yapmasına engel olmak amacıyla söylendiğinin anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıyla tehdit suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Ceza infaz kurumu ziyaretçi kayıt kabul kısmında gerçekleştirilen hakaret eyleminde aleniyet unsurunun oluşmadığı gözetilmeden TCK'nın 125/4. maddesinin uygulanması,
3-TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hüküm, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmiş olması,
4- Kısmi kabule göre de,
Oluşa ve dosya kapsamına göre mahkemece kabul edilen “haddini bil,buranın dışarısı da var, çıkınca görüşürüz" şeklindeki sözlerinin, TCK'nın 106/1. maddesinin son cümlesinde düzenlenen sair tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Kanunun 106/1. maddesinin ilk cümlesi gereğince hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve sanık ... ile müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden yargılama yapılırken 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 15/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.